İmplant Tedavisi Kimlere Uygulanabilir
İmplant Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?
İmplant tedavisi, genel sağlık durumu uygun olan ve çene yapısı yeterli kemik yoğunluğuna sahip bireylerde uygulanabilir.
- Diş Eksikliği Olanlar: Tek diş, çoklu diş eksikliği veya tam dişsiz hastalar.
- Yeterli Kemik Hacmi Olanlar: Çene kemiği implantı destekleyecek yoğunluk ve yükseklikte olmalıdır. Kemik hacmi yetersizse ek cerrahi işlemlerle desteklenebilir.
- Ağız ve Diş Sağlığı İyi Olanlar: Diş eti hastalığı olmayanlar veya tedavi edilmiş olanlar.
- Genel Sağlık Durumu İyi Olanlar: Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları kontrol altında olan bireyler.
- Estetik ve Fonksiyonel İyileşme İsteyenler: Estetik kaygılarını gidermek veya çiğneme fonksiyonlarını iyileştirmek isteyen hastalar.
- Sigara Kullanımı Az Olanlar: Sigara, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir, ancak sigara içmeyen veya sigara tüketimini azaltabilen hastalarda başarı oranı yüksektir.
İmplant Tedavisi Kimlere Uygulanamaz?
İmplant tedavisine uygunluk, detaylı klinik muayene, panoramik röntgen ve tomografi değerlendirmesi ile kesinleştirilir. Şüpheli durumlarda multidisipliner yaklaşımla (dahiliye, endokrinoloji vb.) konsültasyon yapılabilir.
Kontrol Altında Olmayan Kronik Hastalıklar:
- Diyabet: Kontrolsüz diyabet kemik iyileşmesini geciktirebilir.
- Kalp ve Damar Hastalıkları: Yüksek risk taşıyan hastalarda önerilmeyebilir.
Bağışıklık Sistemi Sorunları Olan Hastalar:
- Kanser Tedavisi Görenler: Kemoterapi veya ışın tedavisi sonrası kemik dokusu zayıflayabilir.
- Bağışıklık Yetmezliği Olanlar: İyileşme süreci riskli olabilir.
- Ağır Kemik Kaybı Olanlar: Kemik grefti veya diğer destekleyici cerrahilerle kemik hacmi artırılmadıkça implant yerleştirilemez.
- Aşırı Sigara Ve Alkol Tüketimi: Sigara ve alkol, İmplantın kemik ile kaynaşmasını (osseointegrasyon) olumsuz etkileyebilir.
- Ciddi Psikolojik Sorunlar: Diş fobisi veya tedaviye uyum sağlayamayan bireylerde cerrahi işlem uygulanamayabilir.
- 18 Yaş Altındaki Hastalar: Kemik gelişimi tamamlanmamış bireylerde implant uygulaması önerilmez.
- Hamile Kadınlar: Gebelik döneminde implant tedavisi genellikle doğum sonrasına ertelenir.
Kısaca İmplant Yapılamayacak Durumlar;
- Bazı kalp hastalıkları
- Kanın pıhtılaşması ile ilgili sorunlar yaşanması
- Romatizmal hastalıklar
- Kontrol altına alınamayan şeker hastalığı
- Çene kemiği anatomisindeki bazı sorunlar
- Hastanın cerrahi müdahaleye engel olabilecek bir sağlık sorununun olması
- Yakın zamanda kemoterapi ya da radyoterapi tedavisi görmüş olmak
İmplant Tedavisi İçin En Uygun Yaş Aralığı Nedir?
Özellikle erken diş kaybı yaşayan büyüme ve gelişimi tamamlanmamış çocuklarda eksik dişler için implant hemen düşünülemez. El-bilek grafisi gibi bazı parametreler ile hasta büyüme ve gelişim dönemi tespit edilerek tedaviye devam edilir. Genel olarak, implant tedavisi için en uygun yaş Aralığı 18-65 arasıdır. Bu yaş aralığında çene kemiği genellikle İmplantın yerleşmesi için yeterli yoğunlukta ve kalınlıktadır. Ancak bu, kesin bir sınır değildir.
Peki, neden bu yaş aralığı tercih edilir?
Çene Kemiği Gelişimi: 18 yaşından önce çene kemiği henüz tam olarak gelişmediği için İmplantın uzun vadede başarılı olma olasılığı daha düşüktür. Kemik gelişimi tamamlandığında implant daha sağlam bir şekilde yerleşir.
Kemik Yoğunluğu: Yaşla birlikte kemik yoğunluğunda azalma olabilir. Bu nedenle, ileri yaşlarda kemik zayıflığı olan kişilerde ek tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Ancak günümüz teknolojileri sayesinde kemik zayıflığı olan kişilerde de implant tedavisi başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.
İmplant Tedavisinde Yaşın Önemi: Yaş, implant tedavisinde tek belirleyici faktör değildir. Diğer önemli faktörler şunlardır:
- Genel Sağlık Durumu: Kronik hastalıkları olmayan, sağlıklı bireyler implant için daha uygun adaylardır.
- Ağız Hijyeni: İyi bir ağız hijyeni, İmplantın uzun ömürlü olması için çok önemlidir.
- Çene Kemiği Yapısı: Çene kemiği yapısı, İmplantın başarılı olup olmayacağını etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Kemik yapısı yeterliyse daha ileri yaşlarda da implant yapılabilir.
Yaşlılarda İmplant Tedavisi: Yaşlı bireylerde de genel sağlık durumu iyiyse ve çene kemiği yeterli yoğunluktaysa implant tedavisi yapılabilir. Ancak kemik erimesi gibi durumlar implant başarısını etkileyebilir. Bu nedenle, yaşlı hastalarda implant öncesi detaylı bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Gençlerde İmplant Tedavisi: 18 yaşından küçük bireylerde çene kemiği gelişimi devam ettiği için implant tedavisi genellikle önerilmez. Ancak bazı özel durumlarda ve hekimin uygun görmesi halinde gençlerde de implant tedavisi yapılabilir.
İmplant Tedavisinde Kemik Desteği Yetersiz Hastalar
Kemik desteği yetersiz hastalarda ek işlemler gerekebilir.
1-Kemik Grefti (Greftleme)
İmplant cerrahisi için gereken yükseklik ve genişlikte kemik dokusu bulunmayan hastalarda özel kemik greftleri uygulanarak yeterli kemik seviyesi elde edilebilir. Bu greftler yapay veya doğal greftler olabilir. Bu işlemler de titanyum meçler kullanılarak dahl kontrollü ve şekilli kretler elde edilecektir. Ayrıca iyileşme sürecinde hasta daha konforlu olacaktır.
2-Osteosplit Uygulaması: (Yatay Augmentasyon) (Yatay yönde genişletme)
İmplant yerleştirilecek kemik genişliği yetersiz ise, bazı özel frezler ile kemik genişliği arttırılır. Kret ortasından özel frezler ile bukko- lingual yönde açılarak esnetilir ve kret daha geniş hale gelir.Ortadan açılan blok boşluğa da kemik tozu ile kapatılır. Ya da blok kemik greftleri ile, vücudun baska bölgesinden kemik alınarak ince bölgenin her iki tarafına fiksasyon vidaları ile tutturularak iç kısmı yine greftlenir Ve beklenir.
Sonrasında oluşan yeni kemik dokusuna implantlar rahatça yerleştirilir.Tabiiki bu işlemler hem extra zaman hem de extra maliyet anlamına gelir. Dolayısıyla diş çekimi ardından çok beklemeden implant tedavinin yapılması hasta için her yönden avantajlı olacaktır.
3-Sinüs Lifting
Anatomik olarak kısaca Maksiller Sinüs’ü üst çenede sağ ve sol tarafta bulunan, burun ile birleşen hava boşlukları şeklinde tarif edebiliriz. Özellikle üst çene arka bölge dişlerin kök uçlarından başlayan bu boşluklar zaman içerisinde hava basıncının etkisiyle genişlemesi ile sinüs tabanı sarkması ve bu bölgedeki diş kayıpları sonrası oluşan kemik kaybı sonucu implant tedavisi ileri cerrahi işlemler olmadan imkânsız hale gelir. Bu bölgelere implant uygulamasını mümkün kılan ileri cerrahi işleme Sinüs Lifting (sinüs yükseltme) denir.
Bu işlemle sinüs tabanı cerrahi olarak yükseltilir ve kaldırılan sinüs tabanı bölgesine konulan ekstra kemik grefleri ile implant için yeterli kemik destek sağlanmış olur. İmplant uygulaması sinüs yükseltme işlemiyle beraber uygulanabildiği gibi bazı durumlarda sinüs yükseltme işleminden 6 ay sonra da uygulanabilmektedir.
Bu durumdaki vakalarda iyileşme sürecinin daha uzun olacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle diş kaybı yaşayan hastaların bir an önce diş kaybını telafi etmeleri gerek operasyon maliyeti, gerek işlem başarısı, gerekse iyileşme süresi bakımından önemlidir.
4-PRF ve PRP Uygulamaları
Kanın pıhtılaşma hücreleri ile iyileşme hızlandırılır.
İmplant Yerleştirildikten Sonra Oluşabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?
Diş implantı yerleştirildikten sonra oluşabilecek komplikasyonlar, erken dönemde (ameliyat sonrası kısa süre içinde) veya geç dönemde (aylar ya da yıllar sonra) ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonlar, cerrahi işlem, iyileşme süreci veya hastanın ağız hijyeniyle ilgili faktörlere bağlı olarak değişir.
Diş implantları genellikle güvenilir bir tedavi yöntemidir, ancak komplikasyonlar her cerrahi işlemde olduğu gibi meydana gelebilir. Erken fark edilip tedavi edilmediğinde implant kaybına kadar ilerleyebilir. Düzenli kontroller ve iyi ağız hijyeni bu komplikasyonları önlemek için kritik öneme sahiptir. Herhangi bir sorun durumunda diş hekiminize başvurmanız önerilir
Erken Dönem Komplikasyonlar
Ağrı ve Şişlik: Cerrahi travma, doku hasarı veya ödem kaynaklı ağrı ve şişlik karşılaşılabilecek durumlardandır. Buz uygulaması, ağrı kesiciler ve anti-inflamatuar ilaçlar ile kontrol altına alınır.
Kanama (Postoperatif Kanama): Diş eti ve damarlarda travma sebebiyle sızıntı şeklinde bir kanama yaşanabilir. Kanamanın kontrolü için gazlı bezle baskı uygulanır. Aşırı kanamalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Enfeksiyon (Peri-implant Mukozit): Şişlik, kızarıklık, akıntı ve ağrı semptomları ile kendini belli eder. Ağız hijyenine dikkat edilmemesi, sigara kullanımı veya cerrahi alanın steril olmaması enfeksiyona sebep olabilir. Antibiyotik tedavisi ve antiseptik solüsyonlarla ağız bakımı yapılarak enfeksiyon kontrolü sağlanır.
Sinüs Perforasyonu: Üst çenede implant yerleştirilirken sinüs boşluğuna zarar verilmesi durumunda sinüs perforasyonu gerçekleşir. Burundan akıntı, enfeksiyon veya ağrı semptomları gözlenir. Küçük perforasyonlar kendiliğinden iyileşir, ancak büyük hasarlarda cerrahi onarım gerekir.
Sinir Hasarı: Alt çenede implantın sinire çok yakın yerleştirilmesi sonucu sinir hasarı gelişebilir. Uyuşukluk, karıncalanma veya his kaybı belirtileri gözlenir. Hafif vakalar zamanla iyileşebilir. Ciddi vakalarda implantın çıkarılması gerekebilir.
Geç Dönem Komplikasyonlar
Osseointegrasyon Başarısızlığı (Kemik ile Kaynaşmama): Yetersiz kemik yoğunluğu, aşırı yükleme, sistemik problemler, enfeksiyon veya sigara kullanımı nedeniyle oluşur. İmplantın hareket etmesi, ağrı veya hassasiyet belirtiler arasındadır. Tedavi olarak implant çıkarılır ve kemik grefti sonrası tekrar yerleştirilebilir.
Peri-implantitis (İmplant Çevresi Enfeksiyonu): Kötü ağız hijyeni, sigara kullanımı, diş sıkma (bruksizm) periimplantitis sebeplerindendir. Diş eti çekilmesi, iltihap, kanama ve kemik kaybı ile kendini gösterir. Antibiyotik tedavisi, mekanik temizlik ve ileri durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir.
İmplantın Gevşemesi veya Kırılması: Yanlış yükleme, çiğneme kuvvetlerinin dengesizliği veya darbe sonucu implant gevşeyebilir ya da kırılabilir. Bu gibi durumlarda implantın çıkarılıp yenisinin yerleştirilmesi gerekebilir.
Protez Uyum Problemleri: Protezlerin yanlış konumlandırılması (dudak desteği yapmak isterken aşırı dışarıda olması veya tam tersi daha içeride yerleştirilmeleri), hastanın alt çenesinin aşırı önde veya geride olması, dikey boyutun yüksek olması proteze gelecek çiğneme kuvvetlerinin kontrolsüz şekilde gelmesine sebep olacaktır. Bunun sonucunda protezi destekleyen implantların da olumsuz etkilenmesine ve hastada çiğneme zorlukları, ağrı veya estetik problemlere neden olacaktır.
Uyum problemleri protezin yeniden ayarlanması veya değiştirilmesi ile çözülebilir. Aynı şekilde sabit restorasyonlarda yeme sırasında veya çenenin sağa,sola ve öne hareketlerinde primer kontak var ise bu da direkt implantı negatif etkileyecektir. Özellikle dengesiz gelen yan kuvvetler implantın etrafındaki kemiğin erimesine ve ilerleyen durumlarda implantın kaybına kadar giden durumlara yol açacaktır.
İmplant Kaybına Yol Açabilecek Faktörler
- Sigara Kullanımı: Kan dolaşımını bozarak iyileşmeyi geciktirir.
- Diyabet ve Kronik Hastalıklar: Enfeksiyon riskini artırır ve iyileşme sürecini yavaşlatır.
- Kötü Ağız Hijyeni: Bakteri birikimine neden olarak peri-implantitis gelişimine yol açar.
- Diş Sıkma ve Gıcırdatma (Bruksizm): İmplant üzerine aşırı yük bindirerek kemikle kaynaşmayı engeller.
Komplikasyonların Önlenmesi İçin Alınabilecek Önlemler
Planlama ve Muayene: İyi bir cerrahi planlama ve uygun hastaya yapılabilmesi önemlidir. Özellikle dişsiz sonlanan veya çok süre önce diş çekimi yapılmış ve çene kemiğinde ciddi dikey ve yatay kemik kaybı olan vakalarda ve anatomik oluşumlara yakın olan bölgeye implant düşünülüyor ise mutlaka üç boyutlu görüntülemelerden (tomografiden) yararlanılmalıdır. Cerrahi işlem öncesi başlamadan tomografi üzerindeki planlama komplikasyonları en aza indirgeyecektir.
Hijyen ve Bakım: İmplant sonrası düzenli ağız bakımı ve diş ipi kullanımı hastaya özenle anlatılır.
Kontroller: İlk 6 ay boyunca düzenli diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır.
Beslenme Düzeni: Yumuşak gıdalar tüketmek ve sert gıdalardan kaçınmak önemlidir.
Sigara ve Alkol Tüketiminden Kaçınmak: İyileşme sürecini hızlandırmak.
Peri-İmplantitis Nedir? İmplant Kayıplarında Ana Etken Midir?
Ağız hijyeninin yetersiz olduğu durumlarda implant yüzeyinde bakteriler çoğalırlar ve implant çevresi yumuşak dokuda iltihap (peri-mukozitis) başlar. Tedavi edilmediği durumlarda ise implant çevresinde kemik kaybının gözlendiği tablo (peri-implantitis) gözlenebilir. İmplant çevresindeki kemik ile bağlantısını tamamen kaybettiğinde, implantta mobilite ve ardından da implantın kaybı gerçekleşir.
İmplant çevresindeki dokuların sağlığının korunması ve implantların uzun ömürlü olabilmeleri için düzenli hekim kontrolleri şarttır. Özellikle implant etrafındaki kemik dokuda başlayan kemik kaybını hastalar anlayamazlar.
Çünkü böyle bir durumda implantta mobilite yani hareketlilik söz konusu değildir. Belki bu dönemde implant çevresi yumuşak dokularda kanama, şişlik, ağızda kötü koku ve tat hissedilmesi ile hasta bir şeylerin ters gittiğini anlayabilir.
Ama mutlaka düzenli hekim kontrolleri sayesinde kemikteki yıkım ilerlemeden peri-implantitis tedavi edilmeye çalışılır. Ancak peri-implantitise sebep olan etken ağız ortamında devam ettiği sürece tedavi sonucu başarısızlıktır.
Ağız hijyenine dikkat etmesine rağmen sistemik bir problemi varsa veya implant üstü restorasyonlar yapıldıktan sonra yaşayacağı sistemik bir problem ve bundan dolayı almak durumunda kaldığı bir ilaç tedavisi de implantların başarısını kötü etkileyebilir.
Hastanın herhangi bir kanser hastalığı sonucu radyoterapi görmek zorunda kalması; osteoporoz sonucu Bifosfanat kullanımına başlaması; diyabet hastası olup ta diyetine dikkat etmeyip kan şeker düzeylerinin kontrolden çıkması vs. implant başarısını uzun dönemde negatif olarak etkileyen faktörlerdir.
İmplant üstü protez planlamasının hatalı yapılması; simante kronların simantasyonunda subgingival bölgeye kaçan simanların tam temizlenememesi, implant üstü protezin temizliğinin hasta tarafından yapılamayacak şekilde non-hijyen yapılması, hatalı okluzyon, yanlış bölgede yanlış materyal kullanılması vs gibi hekim kaynaklı faktörler periimplantitisi tetikler.
Tedavisi: Cerrahi olarak flap kaldırılarak problem olan bölge tam olarak görülür. Öncelikle bakteri girişi sebebi ile implant yüzeyindeki bakteriler implant yüzeyinden temizlenir. İmplant yüzeyi asitlendirme ve ya periodental titanyum küreklerle temizlenip, frezlenerek implant yüzeyi düzgün hale getirilir.
Eğer etrafında kemik grefti konulacak konkav bir alan mevcut ise; kemik grefti ve membranı ve onun üzerine de bağ doku grefti konularak tedavisi tamamlanır. Eğer problem yapılan protez kaynaklı ise mutlaka protezin değiştirilmesi ve doğru şekilde tekrar planlanarak yenilenmesi gerekir.

